Emine hanım bana uyku problemi sebebiyle başvurmuştu. Dokuz yıldan beri geceleri derin uykuya dalamıyordu. Sabaha kadar yatakta dönüp duruyor, bazen kısa bir süre içi geçse de hemen uyanıyordu.
Bir ara altı ay ne gece ne gündüz hiç uyuyamamıştı. Film bile izlese yattığında beyni devamlı kurgu yapıyor ve bu durumu durduramıyordu. Vesveselerinden kurtulamıyordu. Hayat kendisine zehir olmuştu.
Sürekli huzursuz, mutsuz ve endişeliydi. Geçmişi unutamıyordu. Her şeyin olumsuzunu düşünüyor ve hayattan bir türlü lezzet alamıyordu.
Eşiyle arası hep problemliydi. Ona bakınca tiksiniyordu. Cinsel hayatı istemiyor ve eşiyle beraber olmamak için elinden geleni yapıyordu.
Her şeyin bir bedeli vardır. Bazen eşler evlilik hukukuna dikkat etmiyorlar. Özellikle erkekler gayri meşru ilişkilere kaymalarının cezası olarak helalleri olan eşlerinden mahrumiyet ile karşılaşıyor.
Eşi kendisinden soğuyor, tiksiniyor, cinsellikten lezzet almaz hale geliyor ve evlilik sorunları başlıyor. Erkek eşine yaklaşmak istese de kadın kaçıyor. Yatağa eşinden geç giriyor veya ayrı yatıyor.
"Kadın küskünlükle kocasının yatağından ayrı olarak sabahlarsa, melekler onu lanetler."
Buharî, Nikâh 85
Erkek üzerindeki cinsel baskının tesiriyle eşine beddua etmesiyle beraber sorun daha da derinleşiyor. Tam şeytanın istediği bir hal ortaya çıkıyor.