Bu pazar, hikayelerde yaptığım ankete katılanların %77’si, adak adadıklarını belirtmişler. Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir ankette ise, öğrencilerin %45’inin, en az bir defa adak adadığı ortaya çıkmış.
Adak, dinen mükellef olmadığı halde, kişinin farz veya vâcip türünden bir ibadeti yapacağına dair Allah’a söz vermesidir. Bu; kurban kesme, namaz kılma, oruç tutma, umreye gitme, fakir doyurma, çocuk sevindirme, yetim giydirme vs olabilir.
Kur’an’da “Adaklarını yerine getirsinler.” diyerek Cenab-ı Hak söz verilen adakların yerine getirilmesini emreder. Adak, mânevî sorumluluk getiren bir iş olup kişinin yapmakla yükümlü olmadığı bir ibadeti yapacağına dair Allah’a söz verip onu üstlendikten sonra sözünden dönmekten sakınması gerekir.
Ayet bize adaklarımızı yerine getirmemizi emrederken, peygamberimiz ise adağın insana bir fayda sağlamayacağını ve bir zararı gidermeyeceğini, yani adakla ilâhî takdirin değişmeyeceğini ifade etmiş hatta bazı sözlerinde yasaklamıştır.
Abdullah b. Ömer’den nakledildiğine göre o şöyle demiştir: “Nebi (a.s.) nezri yasakladı ve ‘Adak hiçbir hayır getirmez. Onunla sadece cimriden mal çıkarılmış olur.’ dedi.” [1]
“Adakta bulunmayın! Şüphesiz ki adak kaderde olan şeyi değiştirmez. Onunla sadece cimrinin malından çıkartılmış (eksiltilmiş) olur.” [2]
İmam Şâfıî ile İmam Ahmed başta olmak üzere, İslam Hukukçularının önemli bir kısmı, adak adamanın mekruh olduğu görüşündedir.
Adaklar istenilen zamanda değil umulan şey yerine gelince hemen yerine getirilmelidir. Yoksa elde edilen sonuç bir müddet sonra kişi için ızdırap verici bir imtihana dönüşür. İkinci olarak paylaştığım görsel bunu göstermektedir.
Hayırlı bir işi şarta bağlamak Müslüman’a yakışmaz ve adak adeta Allah (c.c.) ile bir alışveriş veya pazarlık anlamına gelmektedir. Ayrıca bu tarz bir adakta ilahî takdire teslimiyet göstermeme eğilimi de ortaya çıkmaktadır.
Diğer yandan adak, kaderin değiştiği yönünde bir düşünceye de meydan vermektedir ki bunun itikadî bakımdan sorunlu olduğu da ifade edilmiştir. İsteklerin olması konusunda adakla Allah’a şart koşmak yerine önden verilecek sadakalar duanın kabulüne daha çok tesir edebilir.
[1] Tayâlisî, el-Müsned, 3/391.
[2] Müslim, “Nezr”, 5.