Bu hafta arayan bir teyzemiz, 3 kızdan sonra bir oğlunun olması için, eğer bir oğlu olursa onunla 18 yaşında hacca gitmeği adadığını söyledi. Allah’ın izniyle 4. çocukları erkek olmuş. 18 yaşında hacca gitmeyi kabul etmeyen oğlu, intihar etmeyi düşünen, anne babasını dövecek kadar asi bir çocuk şimdi. Anne baba çaresiz kalmışlar artık.
Allahtan hayırlısını istemek ve ısrarcı olmamak lazım. Son zamanlarda sosyal medyada duanın kesin kabul edilmesi için paylaşımlar yapılıyor. Bu paylaşımların nerdeyse hiçbirinin sünnette bir kaynağı yok. Şeytanın yazdırdığı havas kitaplarında bu tür paylaşımlar bolca var.
Bu uygulamaları yapıp da istediği yerine gelmeyen insanlarda duaya karşı soğukluk başlıyor. Özellikle çocuklardan, “Allah beni sevmiyor, dualarımı kabul etmiyor.” sözlerini duyuyoruz. Bazen bu çocukların deist ve ateist olması ile karşılaşıyoruz.
Peygamberimiz amcası Ebu Talib’in Müslüman olması için çok dua ettiği halde duası kabul olmadı. Uhud savaşında duasına rağmen, müslümanlar yenilgiye uğradı.
Demek ki her duaya kabul yok. Ama her duaya cevap var. Kabul başka cevap başkadır. Mesela anne çocuğunun her isteğine cevap verir ama kabul etmeyebilir. İstenilenin aynısını vermek Cenab-ı Hakk'ın hikmetine tâbidir.
Peygamberimiz şöyle buyurur: “Acele etmedikçe her birinizin duası kabul edilir. Bu sebeple (acelecilik yüzünden) insan, dua ettim de kabul olunmadı der”; “Hiçbir dua eden yoktur ki, şu üç sonuç arasında olmasın: “Ya istediği hemen verilir ya lehine ertelenip ahirete saklanır yahut da dua bir günahına kefâret olur” (el-Muvatta’, “Kur’ân”, 29, 36).
Allah’ın istekleri kabul ve yaratması da sebeplere bağlıdır. Dersini çalışan öğrenci başarılı olur. Tarlasını eken çiftçi hasat kaldırır. İlacını kullanıp tedavisini olan iyileşir. Dua edip sebepleri yerine getirmeyen ise hüsrana uğrar.
Her isteğin olacağı yer dünya değil cennettir.
Yayınlanma: 03.09.2025 13:21
Yazar: Yılmaz Özbek
458 görüntülenme