YouTube videolarımda şeytanın günahlarla bedene girip yerleştiğini, fiziksel bedenimizi ve psikolojimizi nasıl hastalandırabildiğini; aile düzenimizi, ekonomik hayatımızı ve karakterimizi nasıl etkilediğini örneklerle anlattım.

Ayrıca her gün enerji, bilinçaltı ve havas uygulamalarındaki batıl ve şirk unsurları hikayelerde örnekleriyle paylaşıyorum. 

Bu sistemler toplumda bidat ve şirk uygulamaların yayılmasına ve dinin saf halinin bozulmasına aracılık etmektedir.

Şeytan batıl, bidat ve şirk ritüeller yapılması durumunda, sebep olduğu problemler konusunda geri çekilmekte ve kişileri serbest bırakmaktadır. Amacı, batıl olan bu sistemin, insanlar arasında yayılmasını sağlamaktır.

Hâliyle, uygulanan sistemden fayda gören,  uygulayıcının da danışanın da batıl olan bu sistemlere inancı pekişmektedir. Böylece şeytan, İslam'ın tevbe, sadaka ve kefaret sistemlerine karşı bir ön alma yapmaktadır.

Hadis kaynaklarında zikredilen şu hadis bize iyileşmenin mantığını çok güzel açıklamaktadır:

Zeynep (ra) şöyle dedi:

   — Allaha yemin ederim ki bir gün dışarı çıktım, biri bana baktı ve gözümden yaş aktı. Gözümü, Yahudi bir kadına okuttuğum vakit yaş akması kesildi! Okumayı terk ettiğim vakit ise gözümden yine yaş aktı!

Abdullah ibni Mesud (ra) şöyle dedi:

   — O, ancak şeytanın işidir! Yahudi, sana rukye yapıp sen şeytana itaat ettiğin vakit seni bırakıyor. Sen ona asi olduğun vakit parmağını gözüne sokuyor! Eğer sen, Resulullah’ın (sav) yaptığı gibi yapsaydın daha hayırlı ve şifa bulmaya daha layık olurdun! Gözün ağrıdığı zaman, gözüne suyu serpersin ve şöyle dersin, dedi.

Ey insanların Rabbi! Hastalığımı giderip şifa ver. Sen şifa verensin. Senin şifandan başka hiçbir şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayacak şekilde şifa ver!”[1]


[1]  İbni Mace, 3530

Herhangi bir şey arayın...