İlk çağlardan itibaren Mezopotamya, Anadolu, İran, Yunanistan ve Doğu Akdeniz ülkelerinde, bahar ya da yazın gelişiyle ilgili, bazı tanrılar adına, çeşitli tören ve ayinlerin düzenlendiği görülmektedir.

Bahar mevsimindeki yeşilliğin canlandığı mayıs ayının başlarında Hıdırellez etkinlikleri yapılmaktadır.

Bugünde; nazar, hastalık ve belalardan korunmak, günahlardan arınmak gibi gayelerle ateş yakarak üzerinden atlanır. Deniz ya da dere kenarından dilek tutularak toplanan taşlar saklanır, üzerine çeşitli dilek ve niyet yazılan kağıtlar suya bırakılır. Ev, bağ-bahçe, araba isteyen kimseler, evlenmek arzulayan genç kızlar, Hıdrellez gecesi gül ağacının altına istediklerinin küçük bir modelini yapar; bereket için bakliyatı, dilekler için kırmızı kurdaleleri gül ağacına bağlarlar.

Sistemli bir şekilde Şaman kültürünün tekrar canlandırılmaya çalışıldığı günümüzde, Hıdırellez kutlamalarını batıl ve hurafelerle doldurmak doğru değildir ve uzak durmak gerekir. Bunlardan medet umulmaz. Batıl olan hiç bir uygulamayı dinimiz kabul etmez.

Dinimizde dilekler yalnızca Yüce Allah'tan dilenir. Çünkü dileğimizi yerine getirebilecek yegane kudret sahibi olan Yüce Allah'tır.

"De ki: Allah'ım sen mülkün sahibi, sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü alırsın, dilediğini yükseltirsin, dilediğini alçaltırsın. İyilik senin elindedir, sen her şeye kadirsin. " (Âli İmran, 3/26)

Dileklerimizi öncelikle ve sadece Allah'tan dileriz. Çünkü her şey O'nun kudretindedir. O'nun izni ve haberi olmadan hiçbir şey meydana gelemez.

Kur’an-ı Kerim’de bahsedilen Hızır(as), Allah’ın veli bir kulu veya peygamberidir. Ama İslam inancında Hızır (as)’ın ölümsüz olduğu, insanlar arasında dolaşarak zor durumda olanlara yardım edeceği, bolluk-bereket ve sağlık dağıtacağı gibi inanışlar kesin olarak yoktur.

Herhangi bir şey arayın...