Şirk insanda akıl tutulması yapar. Şirk uygulamalarda ileri giden enerji, havas ve bilinçaltı uygulayıcıları her geçen gün yeni bir bidat ve şirkin kapısını açarak dine ait unsurları tahrip etmeye etmektedirler.

“Levh-i Mahfuz Eğitimi” adıyla duyurulan program, İslamî ve bilimsel açıdan ciddi problemler içermektedir. Levhi Mahfuz Eğitimi adıyla düzenlenen çalışmada şu konular işlenecekmiş.

·      Zamanda geriye ve ileri nasıl gidilir? Zaman nasıl durdurulur?

·      Rüya nasıl yorumlanır? Rüya nasıl sipariş edilir?

·      Beşinci Boyut (Levh-i Mahfuz) nedir? Beşinci boyuta (Levh-i Mahfuz) nasıl gidilir?  Beşinci boyutun (Levh-i Mahfuz) bilgilerine nasıl ulaşılır? Beşinci boyutun (Levhi Mahfuz) bilgileri nasıl değiştirilir?

·      Anılara, rüyalara, hislere, duygulara, hayallere nasıl müdahale edilir? Anılar, rüyalar, hisler, duygular, hayaller nasıl değiştirilir?

Bu eğitimde; insanın anne rahmindeki düşüncelerini ve rüyalarını “film gibi izlemekten”, zaman içinde geri–ileri gitmeye, Levh-i Mahfuz’a ulaşmaya ve hatta Levh-i Mahfuz’daki bilgileri değiştirmeye kadar uzanan iddialar yer almaktadır. Bu ifadeler, sadece iddialı değil; itikadî açıdan son derece sakıncalıdır.

İslam’a göre Levh-i Mahfuz, Allah katında olan, gayba ait, hiçbir insanın erişemeyeceği ilahî bir levhadır.
Hiçbir kul: – Levh-i Mahfuz’a gidemez
– Oradaki bilgilere ulaşamaz
– Oradaki bilgileri değiştiremez

Bu tür iddialar, gayb bilgisini Allah’tan alıp insana vermek anlamına gelir ki bu, tevhid inancına açıkça aykırıdır.

Eğitimde geçen “zamanda geri gitmek”, “anıların içine girip değiştirmek”, “rüya sipariş etmek”, “kader kitabının şifrelerini çözmek” gibi söylemler; New Age, akaşik kayıtlar, bilinçaltı telkin ve enerji temelli ezoterik sistemlerin birebir kavramlarıdır. Bunların İslam’la hiçbir ilmî veya sahih bağları yoktur.

Bilimsel açıdan bakıldığında ise: – Zamanı durdurmak, genişletmek veya geri almak mümkün değildir
– Anıların haricî bir alanda kayıtlı olduğu ispatlanmamıştır
– Bir insanın başkasının rahim içi yaşantısını “görmesi” mümkün değildir
Bu tür iddialar bilim dünyasında sözde-bilim (pseudoscience) olarak değerlendirilir.

Manevî arayış içindeki insanların, dinî kavramlar kullanılarak bu tür eğitimlere yönlendirilmesi ciddi bir istismardır.

İslam’da hidayet ve şifa; vahiy, dua, sabır, ilim ve meşru tıbbî yollarla aranır.
Gaybı zorlayan, kaderle oynadığını iddia eden bu tür yaklaşımlar hakikate değil, sapmaya götürür.

“Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır.” (En‘âm 6/59)

 

Herhangi bir şey arayın...