Işık loş, mumlar titrek, tütsüler dumanlı… Ve ardından “#maneviyat”, “#ibadetvakti” etiketleri.
İbadet, Allah’a yönelmenin en saf halidir. Ne dumanla, ne ışık oyunlarıyla, ne de görsel efektlerle süslenmeye muhtaçtır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ne zaman Kur’an okusa bir mum yakar mıydı? Namaz öncesi bir tütsü tüttürür müydü? Cevabı hepimiz biliyoruz. Onun hayatı ihlas, tevazu ve sadelik ile örülüydü.
Mum ve tütsü gibi nesneler Hristiyanlık, Hinduizm, Budizm gib dinlerde kutsal sayılır, ritüellerde kullanılır. Bizim dinimiz ise her türlü şirk ve bid'atten uzak, tevhid inancına dayalıdır.
İbadet, gösteri değil; kulluk şuurudur. Allah'la arandaki bağı, görüntüye dönüştürme ihtiyacı hissettiğinde, bir adım geri dur ve niyetini sorgula.
“Kim bizim bu işimize, dinimize ait olmayan bir şey ortaya koyarsa, o reddedilir.” (Buhârî, Sulh 5)
Sadelik, ihlasın dilidir. Işık arıyorsak, ayetlerin nuruna yönelmeliyiz.