Bu yazım, son zamanlarda meşhur olan ve manevi hocalarla görüştüğünü zanneden şifacı ve şahıslar hakkında olacak. Neden Bioenerjiyi Bıraktım? kitabımda bu konuyu genişçe işledim. Neredeyse her ileri seviye şifa uygulayıcısın görüştüğü bir manevi rehber vardır.
Farklı din mensupları bu rehberler ile meditasyon gibi ritüeller ile temas kurarken, müslüman coğrafyada bu rehberler ile temas kurmanın yolu ayet ve zikir tekrarları, oruç ve inzivadır.
Sünnette bulunmayan her yol tehlike ve riskler içerir. Allah'ın rızası haricinde, kulun dünyalık gayelerle çektiği zikir ve yaptığı riyazetler sonucunda, cinni şeytanlar kişi ile temasa geçer.
Bu temasta kendisini Mevlana, İbni Arabi gibi bir kısım mutasavvıf İslam felsefecileri veya Ayetel Kürsi, Fatiha gibi bir surelerin hadimi (Kindas vs) veya Kur'an'ın hüddamı gibi isimlerle nitelendirir.
Rüyalarla başlayan bu temaslar, bir müddet sonra yakazaten görüşme, kalbe ve zihne bilgi düşmesi, kulağa fısıldama, göze film gibi görüntü yansıması şeklinde olur. Muhatap, bu süreçte, kendisinin olduğunu ve erdiğini sanır.
Hastalıklara ait şifa bilgileri, şahısların gizli-sır halleri, siyasi konular, deprem gibi umumi musibetler, Yecüc Mecüc gibi istikbale ait mevzular, Armegedon ve uzaylılar gibi uç hususlar, tasavvufa ait meseleler bu manevi rehberler ile görüşmelerin konularıdır.
Her hangi bir art niyet taşımayan, ibadetlerinde hassas ve gayretli bu şahıslar, bilmeden şeytanın elinde oyuncak olurlar. Şeytan öyle profesyonelce bu şahısları kullanır ki, muhatap farkına bile varmaz. 10 bilgi verse 9'u doğru ama 1'i ya bidat ya da şirktir
Çevresinde itibar kazanmaya başlayan kişi farketmeden dini tahrip eder ama farkında olmaz. Hayat yolculuğunu selamet ve emniyet ile bitirmek isteyenler için konuyu Efendimizin (sav) beyanı ile bitireyim.
“Size iki şey bırakıyorum. (Bunlara tutunursanız) asla delalete düşmezsiniz: Allah’ın kitabı ve sünnetim. Bu ikisi (kıyamette) havza kadar ayrılmadan beraberce geleceklerdir.” Hâkim, 1/93