Hint, Çin, Avrupa ve Asya gibi tüm kadim ve günümüz topluluklarında taşlar; büyü, uğur, şifa, bereket, dilek, hastalığa karşı korunma gibi beklentilerle; üstünde taşıma, mekanda bulundurma gibi yüze yakın ritüelde kullanılmaktadır [1]

Doğal taşların veya kristallerin şifa enerjisi yaydığına dair modern bilimsel çalışmalar net bir kanıt sunmamaktadır. Kristallerin, enerji yaydığı veya insan sağlığına doğrudan fiziksel ve ruhsal faydalar sağladığı iddiaları bilimsel olarak doğrulanmış değildir. Ancak, bazı psikolojik ve plasebo etkileri olabileceğine dair araştırmalar vardır.

2001 yılında Richard Wiseman ve ekibi tarafından yapılan bir araştırmada, katılımcılara gerçek ve sahte kristaller verildi ve hangi kristalin "enerji yaydığını" anlamaları istendi.

Katılımcıların kristallere verdiği tepkilerin plasebo etkisinden kaynaklandığı görüldü. Yani, insanlar kristallere inanırlarsa, bu onların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayabiliyordu.

Biyofizik ve kimya açısından, kristallerin insan vücudu üzerinde doğrudan bir şifa etkisi oluşturabilecek mekanizmaları tespit edilemedi.

Bazı holistik (ezoterik) tıp uygulamalarında taşların şifa gücüne dair iddialar öne sürülse de, bu çalışmaların çoğu bilimsel standartlara uygun yürütülmemiştir ve kanıta dayalı tıp çerçevesinde kabul edilmemektedir.

Peygamberimizin yaşadığı dönemde, birçok kişi, özellikle devlet adamları ve tüccarlar, kimliklerini ve yetkilerini belirtmek ve mühür olarak kullanmak için yüzük kullanırlardı. Peygamberimiz akik taşlı bir yüzük takardı. Akik takmaya dair Tirmizi’de yer alan hadisin  sahihliği ise ulema arasında tartışılmıştır.


[1] Türklerde Taşlarla İlgili İnançlar, Doç. Dr. Hikmet Tanyu, Ankara Üniversitesi Basımevi, 1968

Herhangi bir şey arayın...