Neredeyse her evde bulunan ‘Büyük İslam İmihali’ kitabı yazarı merhum Ömer Nasuhi Bilmen, cumhuriyetin 5. Diyanet İşleri Başkanlığı’nı yapmış mühim bir fıkıh alimidir.

 Yazdığı onca esere rağmen kendisine fıkhi bir soru sorulunca her ne kadar cevabını bilse de hemen cevap vermemeyi tercih edermiş. Kütüphaneden kitabı getirir “Bak burada böyle yazıyor” diyerek kitabı referans gösterirmiş.

İlahiyatçı olmama rağmen faiz başta olmak üzere fıkhi konularda sessiz kalmayı ve fetva veren olmamayı tercih ediyorum.

Bu soruların cevapları yeteri kadar zaten verilmiş. Soranların amaçları da bilmediğini öğrenmek değil günahına destek bulmak oluyor çoğu zaman.

Ama bakıyorum dini bir yetkinliği olmayanlar bile ‘bana göre’ diyerek hemen yorumlarını yazıyorlar. Dinin bana göresi değil Allah ve resulüne göresi olur.

Bana göre, diyerek yaşadığımız din değil, bizim kendi inancımızdır ve bunun Allah katında bir değeri yoktur.

Peygamberimiz (sav); “Sizin fetva vermeye en cüretli olanınız, ateşe atılmaya en cüretkâr olanınızdır.”(Dârimî, Mukaddime, 20) sözüyle bizleri bilgimiz olmayan konularda susmaya teşvik etmektedir.

Maalesef cahiller cesur oluyor. “Bilgisi bulunmadığı halde fetvâ veren onun günahını üstlenir.” (Ebû Dâvûd, İlim, 8)

“Kişinin işi diline bağlıdır”  diyor peygamberimiz. “Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorunuz." (Nahl suresi, 43)

Susan kurtuldu.

Herhangi bir şey arayın...